Lesvos adası bilin

Armoni ve güzellikler adası. Ege’nin sonsuz maviliğinde kök salmış bir kaya.
Bizim adamız. 1630 metrekarelik Lesvos ( Yunanistan’ın üçüncü büyük adası) iki kardeş körfezi sayesinde Ege’deki eşsiz coğrafik şekliyle ayırt edilir.
Tatlı iklim ve Ege’nin en parlak güneşi burada hüküm sürer. Belki dünyanın hiç bir yerinde doğa Lesvos’ta olduğu kadar cömert değildir.
Adanın her bölgesinden fışkıran şifalı sular, 15-20 milyon önce lavların altında kalarak taşlaşan ve depremler sonucu tesadüfi gün ışığına çıkan, devasa ağaçların oluşturduğu fosilleşmiş orman buna en bariz örnek değil mi? Doğanın adamıza verdiği son hediye; Avrupadaki en yeni buluntu olan ve Vrisa’da bulunan paleontolojik döneme ait çok önemli, fosilleşmiş nadir tür dev maymun çene ve kemik kalıntılarıdır.

20. yüzyılın başlangıcında ekonomide doruklarda bulunan Midilli adası, şehir ve köymodeli arasında özel bir bağ oluşturdu. Şehirleşme devam ederken gelenek dışlanmadı.. Bu canlı geleneği kaldığı süre içinde ziyaretçi de algılayabilir. Dini bayram ve panayırlar( Aya Paraskevi ve Mandamados’ ta Boğa festivalleri, geleneksel karnaval kutlamaları, Petra ve Ayasos’ ta 15 Ağustos kutlamaları ) bu amacı gerçekleştirmek için bir fırsat daha sunarlar.

Yaz panayırları arasında eğlencenin yanında Lesvos’ un geleneksel ürünlerinin de sergilendiği Midilli-Uzo Festivali, Skala Kalloni-Sardalya Festivali, Petra-Trol Festivallerine katılmanızı tavsiye ediyoruz.

Yeni Cami

Tsarsi Hamam

Şehirleşme devam ederken, gelenek dışlanmamış, yerel ürünlerine üretimlerine sahip çıkmış tüm adalılar, özellikle kadınlar. Ada genelinde 17 adet Kadın Zirai Turizm Kooperatifi var. Kadın arkadaş gruplarının ekonomiye ve yerel ürünlere katkısının güzel bir örneği. Ürettikleri reçel, helva, kurabiye, peksimet, tatlı, susam şekeri, lokum, makarna, erişte, tarhana, salça, sirke, şurup, likörle aile bütçesine katkıda bulunmanın yanı sıra, turistleri yerel ve kaliteli lezzetlerle tanıştırıyorlar. Kadın kooperatiflerini en küçük köyde bile bulmanız mümkün. Midilli merkezinde birkaç dükkanları var.

Midilli gastronomisi Anadolu kıyılarıyla kardeş olsa da ayrıldığı noktalar pişirme yöntemleri ve kullanılan malzemeye göre çeşitlendiği için damak tatları da biraz farklılaşıyor. Ada mutfağının en önemli malzemesi hafif kokulu zeytinyağı, sonra taze balık, ıstakoz, ahtapot, deniz ürünlerinin envaisi, tuzlama sardalya balığı, otlaktan beslenen hayvanların sütünden yapılan yoğurt, yağ ve lor peyniri, tereyağı) badem ezmesi, helva ve reçeller, uzo ve eşlikcisi zengin mezeler. Kokulu baharatların ölçülü kullanımıyla doğal malzemeyle yapılmış ev yemeklerini adanın her yerinde rahatça bulabilirsiniz. Zaten Osmanlı döneminde ada “imparatorluğun bahçesi” olarak adlandırılmış. Ada mutfağı, Akdeniz tarzı beslenmeyi en iyi temsil eden mutfaklardan. Lezzetler net, turistik mutfak henüz sarmalamamış Midilli’yi.

Ada mutfağı, Akdeniz tarzı beslenmeyi en iyi temsil eden mutfaklardan. Lezzetler net, turistik mutfak henüz sarmalamamış Midilli’yi.
Yörede beslenen dana pirzolası veya kuzu pirzolasını da deneyebilirsiniz, mis gibi kekik kokuyor etler. İçi doldurulmuş kuzu fırın, mevsiminde kerevizli ayvalı dana eti, sarımsaklı domatesli kefal pilakisi Midilli’nin geleneksel yemeklerinden. Adanın tatlıları da harika. Değişik mitolojik-bitki şekili badem ezmeleri, yerel baklava, bademli, sakızlı Midilli zeytinyağı ile yapılmış kurabiyeler, kremalı börek, paskalya çörekleri, çeşit çeşit pastalar, dondurmalar mevcut.

Midilli şarapları da uzonun hakimiyeti karşısında yeni yeni kimliğine kavuşuyor.
Midilli şehrinin merkezine 2 kilometre uzaklıkdaki Panagiouda’da taze balık, deniz tarağı, kidonya, ahtapot, otlarla hazırlanan meze çeşitlerini bulabilirsiniz.

Panayouda

Kayani

Gündüz sakin, deniz-doğa-tarihle baş başa, gece enerjik keyifli, geleneksel lezzetlerle dolu adayı gezmek için en az üç gün ayırmanızı öneririm.